ziLaη's profileєשเภค ๔ılє๓ıภ ๒ย ๒єlค รє...PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

 

 

 

 

 

  Image Hosted by ImageShack.us

 

\"єу ız∂ıяαρ, αηℓα∂ıм кι нєя şєу ѕєηιηℓє
ѕєη нαкк\'α gι∂єη уσℓℓαя∂α νυѕℓαтα νєѕιℓє..\" 

 

 

 

 
 
 

Comments (44)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

♥═♥════════ VEFASIZ ═════════♥═♥
Kalan ömrümü sana adasam sana versem
Bir gün dayanamazda acına düşersem
Tutunamazsam hayata sensiz ölürsem
Gözlerinden yaş olup damlarmıyım vefasız
Senin gibi terk etmesem hiç seni anılarımızı
İhanet etmesem bırakmasam sevdamızı
Gidişinle kanasam yaralansam kan kırmızı
Yüreginde hafif bir sızı olurmuyum vefasız

Oysa ben her gece ölüyorum sen bilmesende
Kanıyor yüregim içime heran hissetmesende
Benim feryadımı duymayıp acımı görmesende
Aradada olsa vicdanına vuruyormuyum vefasız

Bagrına dokunmadımı sevdamız acı gercegim
Gittinde ardına hiç dönmedinmi sevdicegim
Ben yaşadıkça seni vefasızmı bilecegim
Gittin ya hiç yüregin sızlamadımı vefasız

Koyup gitmeleri sana hiç yakıştırmadım
Benden aldıklarını yerine koyamadım
Açtıgın yaralar öyle derinki saramadım
Benim gibi sol yanın agrıyormu vefasız

YENİ HAFTA SİZE
MUTLULUK GETİRSİN
A.E.OLUN
Oct. 30
erdalwrote:
Glitter Graphics
Oct. 27
                 Şimdi yanımda sen olmalıydın

 

 

 
ArTıK KendiMe AiT ßir HayaTıM YoK . . .
 
 AsLınDa YAŞAM YOK!!...
 
HAYAt YOK ....
MUTLULUK YOK . . . !!!!
 
 

 
 

Bana Çok mu Fazlaydın..?

 

Her şeye rağmen sevdim seni…
Nefesinin aynaya yansıyan buğusu kadar bile buğulanmayan o gözlerin için…
Her gece ağladı gözlerim…
Kulağımda çınlayan her ses hep adını sayıkladı uyumadı hiç…
Nasıl güzel bir bencillikti bendeki…
Hep kendim omuzlarıma taşıdım bu aşkın yükünü…
Üzüntülerimden hiç ayırmadım sana..
Kötü olan hiçbir şeyi paylaşmadım..
Bir yüreğe tek bir yüreği sığdırabildim gel gör ki!
Gel gör ki sıradan olamadım işte..
Senin gibi basitleştiremedim aşkı…
Eğlenceli hale getiremedim ağlamayı…
Yarımım ben şimdi…
Hayat gibi, ruhum gibi yarım…
Image Hosted by ImageShack.us
MUTLU BİR PAZAR DİLEĞİMLE

Oct. 18
BULUTLARINA YAĞMURSARIM
Kocaman bir"ah..."gibi
duruyoruz hayatın genzinde
kocamış bir"ah..."ile
içime doluyor susuyorsun
söz ki ar eder...utanır sesinden
işte nefesimle soluyorum seni
her bir mırıltıyla nefeslerinden...
Susma konuş!..
hayattan gider gibi
gidiyorum senden
haydi konuş!..
başka nasıl diner bu ayrılık
nasıl avunur bu hıçkırık
nasıl telafi olur bu kopuş?...
Seni mısra mısra
Seni şiir şiir...
Seni ünlem ünlem
işliyorum yürek günlüğüme
ne kadar mutluyum bilemezsin
o hicrân gözleri gördüğüme
haydi bir el at
uzan parmak uçlarınla
senden başka kimsenin
dokunuşu çare değil
şu basiretime atılan kör düğüme...
Yazılmayı bekleyen
bir kağıt gibi yayılıyorsun
hayâl defterimde
Sana kalem olmayı bekledim
ömrümün en şiir yerinde
yanağına ikimize dair
nağme nağme şarkılar,
ezgi ezgi türküler,
yaşam yaşam öyküler
kafile kafile kuşlar
fersah fersah gülbahçeleri
galaksiler dolusu yıldızlar
ve ömrü güzelliğine
kanmamış kelebekler
yanaklarına gözyaşımın
saydam sıcağı
kanımın kızıl kıyamet rengiyle
mürekkep olup akmayı bekler...
Sana bakarım ben
bir daha göremeyekmişcesine
özlemle sevdayla sevgiyle
suskunluğum yarılır
o billûr berrak pınarlarca fışkıran
beyaz yumaklarla köpüren sesine...
körlüğüm aralanır yüzüne
güneşe aralanan bulutlar gibi
yıldızlara varıp her biri aktıkça
arkalarısıra dilekler tutar gibi...
Hiç bilmediğim bir şehirde
çok iyi bildiğim bir şey yapıyorsun
bizi düşünüyor bizi düşlüyorsun
ve düşlerinle içime düşüyorsun
ışın ışın bir şimşek gibi
ışığın kıvılcımlar bırakıyor
gözlerimin buğultusunda
kulaklarım pasından arınsın istiyorum
sesinin şakrak uğultusunda...
mevsimini şaşırmış bir yağmur gibiyim
sadece yokluğuna yağıyorum
varlığına olan hasretimle
birbirimizin yokluğuna ağlıyorum...
*
Bilâl Mardin
Oct. 5

KÖROLASIYIM IŞIĞINA
Gözlerim bağlıydı ya
karşımdayken bakabildiğimce
görebiliyordum seni
kulaklarım sessizliğin kirişinde
susuşum sesinin
bıcır bıcır seslenişinde
boğulmaya ramak kalıyorum nicedir
elbet bir iş vardır Yaradan'ın işinde...
Yine bir sağanak gözbulutlarımdan
göz göz patlıyorum
sensizliğimin bu onursuz kuraklığına
arkandan susulan mısralarca
çatıyorum
sana bu denli yakın
senden bu denli uzaklığıma...
Düğünler kurulmuş
halaylara durulmuş bir yerlerde
yazık o halay başı ben değilim
ne de sen
halaydakilerlerden süslü bir endam
Çadırlar açılmış
matemler tutulmuş bir yerlerde
yazık o ölen ben değilim
ne de sensin biri
o kör olurcasına ağlayanlardan...
öyle bir sessizim
öyle eli ayağı kopmuş gibi çaresizim...
Kudurmuş sürülerle
saldırdılar düşlerime
gülüşümün hırçın kıvılcımlarını
ağlamaklığıma kurban ettiler...
Bu rezil kepaze ömürden
eksilen ziyan zaman
beni yalnızlıkla yüzüstü bıraktı
öyle bir büründüm ki
kaleme ve kelama
artık ölüm bile
beni susturamayacaktı...
Ben yine de ne yapar eder
kirli bir tebessüm olurum
süt dişleri düşmüş bir çocuk ağızda
O gülüş ki ışıldar
her kavganın ertesi
kendimizden kendimizi kurtardığımızda...
Çabalarım akıntıya sallanan
dermansız ve naçar küreklerce
Yine de çırpınırım hayata
namlunun ucuna sürülmüş yüreklerce
Bir tek hıçkırık kalır bana
yürek sayfalarımın
kanayan beyazına işlenen şiirlerce...
Ses sensin
ağlayansa bir başkası
ve ben her göz yumuşumda
titrekliğini duydukça
gelmez bu işin ardı arkası
o faili belli maktulüm ben
kefen niyetine çürür üzerinde
toprak rengi parkası...
*
Bilâl Mardin
Sept. 27

Ölümden öte bir yer


Gözlerimde bir uğunuş barınıyor
sararan resimlerde canım bakışın
hasretinin yangın sıcağıyla
bir kaç damla serpiliyorum
kalbimin sahra çeperine
Hıçkırıklarla soluyorum
dostlara matem bir akşamı
onlar ki yanarak reddetiler
bu onursuz ve kişiliksiz yaşamı
ben kederimden çöküyorum
duvarlar nemlerinden...
Ufkun kızıl kollarına kanayan güneş
yüzünün ışıltısını andırıyor
derken hayâlin de batıyor
yüce dağların gözlerden uzak
ruhuma yakın zirvelerinden...
Oysa bir el uzatımı yakın olacaktı
aydınlık sabahların çocuk gülüşü yüzü
başı bulutlarda bir çınar yorgunluğunda
belli ki karşılayacağım bir soğuk güzü
çaresiz kabullendim yenilgiyi
kaç yıldır aramızda süren kavgadan sonra
düşmanlık sonrası dostluk tadında
seninle tekrar barışmamız...
korkaklığımdan değilse gerek
bu yılgınlık yorgunluk bu tükeniş
kalbin ruhla kavgalarında
yenilgi bile zafer hanesine işlenmiş...
Artık anlıyorum ölüm ve aşk
biri diğerinden baskın gelmez
hayatın topuzu kaçmış kantarında
ikisi de arınmadır
som altın bir külçe ayarında...
Geceler söner üzerime
katran karanlıklardan zifir damlar gözlerime
gözyaşlarımda kayan yıldızlar geçidi
ve uzağım akşam sohbetlerine
ve"yassah"ım dostun nasırlı ellerine...
Sen ki bir genç selvi endam-ı dilber
hadi gülüşünden vaz geçtim
bana başucumda kıvranan
o titrek ve ürkek hayâlini ver...
Neyse ki ben değilim
o kolundaki hoppadak adam
değilim o kendisine götürüldüğün
değilim salyalı açlığına öldürüldüğün
değilim boynunu kurbanlıklar gibi
altına uzattığın kör bıçak
değilim o beraber yaşamaktansa
ölmek istediğin alçak...
yeminliyim ölene dek senin kalmaya
sen se hükümlüsün yaşadıkça
bir başkasının olmaya
senli sözlerle örüyorum şiir duvarımı
her ne kadar gidişinle vursan da beni
kanım kına olur yakılır
süsler ellerinden
yurdumun gelinlerini kızlarını...
Yüzün sararmış bir yaprak gibi
hatıramın güz vakti sislenişinde
ve ölüm ansızın çalkalanır
elinden bana uzanan tasın
taşkın ve hayata sataşkın yerinden...
Avuçlarım kavruk kum deryaları
sana kavuşmak ölümden öteydi
sana gelmek
ölümü yenmek
ya da hiç ölmemek gibi bir şeydi
işte bu sebepten yani bu yüzden
ölümler diledim yüce Rabbimden...
başka yolu yoktu sana varmanın
ölümü aradan kovmak gerekti
ölüm başka nasıl telafi olur?
elbet bu iş beni öldürecekti...
*
Bilâl Mardin
Sept. 26
July 11
İşte Yine Sensizim Orhan BÖRÇEK(Ozan YESARİ) Şiir Süre : 09:09 / Yorumlar : 1
   
July 10
hayatı özbenlikleriyle birleştien ler kaybetiklerine işte böyle feryadı figan ederler
June 20
eminewrote:
bayıldım bu kadar mı hissederek bu kadar mı kalpten yazılır duygular çok ama çok begendım okudukca daha cok tercuman oluyorsun hıslerıme tebrık ederım ellerınıze saglık
June 13